18 °C
Rüştü BOZKURT
Rüştü BOZKURT BUZDAĞININ DİBİ rustu.bozkurt@dunya.com

Türkiye’nin yeni nesil OSB’ler gündemi

Yaşanmakta olan büyük teknolojik dönüşümlerin neresinde durduğumuzu söylemek için vakit çok erken.

Endüstri 4.0 aşamasında “bağlantı olanakları” sınırsız biçimde artıyor.Ağ bağlantı genişliği her 9 ayda ikiye katlanıyor.Bant genişliği ve bağlantıların sınırsız hale gelmesi, programları ucuzlatıyor; Moor Yasası işliyor ve sabit miktarda programlama gücünün fiyatı, her 18 ayda bir yarı yarıya düşüyor.Artan veri depolama ihtiyacı, verileri depolama maliyetini her 10 ayda bir yarı yarıya indiriyor.

Bağlantı imkanlarının artması, insanlık tarihinde hiç görülmemiş bir “iletişim kolaylığı” sağlıyor.Dünyanın her yeriyle bir kaç tuşa dokunarak iletişim kurabildiğimiz bir zaman kesitindeyiz. Bu iletişim olanakları, her yerde ortak yararlar üretebileceğimiz insanlarla “işbirliği yapma potansiyellerini” hızla artırıyor.

Bağlantı olanaklarının artması, iletişimin kolaylaşması ve işbirliği potansiyelleri rakip, rekabet, üretim, bölüşüm, refah, barış, huzur ve uygarlık anlayışını yeniden biçimlendiriyor. Değer yartma sitemlerinin çok hızlı değiştiği, bugünden yarına hepimizin risk ve belirsizlik alanlarını farklılaştığı bir ortam oluşuyor.Yeni koşullarda, insanoğlunu diğer varlıklardan ayıran önemli özelliklerden biri önem kazanıyor: “geleceği planlama yetkinliği” önemli maddi ve kültürel zenginlik üretmeye kaynağı olma özelliğini geliştiriyor.

Sanayici talebi

Zenginlik üretiminin mekan odağında önemli araçları olan organize sanayi bölgeleri ülkemizin gündemindeki yerini koruyor. İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Çevre ve Şehircilik Bakanı'nın da katıldığı toplantıda yeni nesil organize sanayi bölgeleriyle ilgili açıklamasında konunun önemini vurguladı. Teknolojik dönüşümün yanında temiz üretimi benimseyen yeni nesil bir sanayi anlayışı gerektirdiğini; İstanbul’un güçlü üretim ve yeni nesil sanayi şehri olmaya devam etmesinin ülke ekonomisi için bir zorunluluk olduğunu belirterek şu açıklamayı yapıyor:

“İstanbul’da tabiri caizse göçebe olmak zorunda bırakılan bir sanayi var. Bu durum rekabet gücümüzü sekteye uğratıyor. Sanayiye yerleşiklik kazandırmak noktasında en etkili çözümü OSB’ler sunuyor. Bu çerçevede biri Avrupa’da, diğeri Asya’da olmak üzere İstanbul’daki sanayimizin dönüşümüne imkan sağlayacak iki yeni OSB kurulmasını talep ediyoruz. Bu sanayi bölgelerine şehir merkezlerinden toplu taşımayla ulaşım sağlanırsa hem sanayi-konut alanları netleşmiş olur, hem de çalışanlar yaşam standartlarını değiştirmeksizin işlerinde çalışabilirler1”

Paylaştığımız çağrıda üç anahtar kavram var: Birincisi, OSB’lerin rekabet gücü yaratma işlevi. İkincisi, ”temiz üretimi belirleyen yeni nesil OSB’ler”. Üçüncüsü, “yeni nesil sanayi şehri oluşturma” sorumluluğu.

İSO Yönetim Kurulu Başkanı’nın çağrısını daha değişik açıdan, Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı kuruluşunun çalışanlarıyla paylaştı; üç önemli toplumsal soruna dikkat çekerek, küresel rekabette öne geçebilmek için teknoloji, dijitalleşme ve ve eğitimin önemine verilmesinin gerekliliğini anlattı:

“Öncelikle katma değer yaratan teknoloji yatırımları çok büyük önem taşıyor. Teknolojik anlamda dünya tarihinin en hızlı dönüşümüne tanıklık ediyoruz. Bu dönüşüm, 'daralan aralıklarla’ ve ‘hızlı sıçramalarla’ hayatımızı şekillendiriyor. Yarının güçlü ekonomileri arasında yer almanın tek yolu, buradan geçiyor. Dijitalleşme ile dünyadaki hızlı değişim tüm ülkeleri tekrar en başa, başlangıç çizgisine getirdi. Bu da bize yepyeni bir fırsat penceresi araladı. Eğitim rekabetinin gerisinde kalmamak için üstümüze düşen; bilimsel, akılcı ve katılımcı bir süreçle, teknolojinin bize sağladığı olanaklarla yeni bir eğitim sistemi tasarlamaktır2.”

Güler Sabancı, grubunun kimliğini “Türkiye’nin Sabancı’sı değil, Yeni neslin Sabancısı olacağız” iddiasıyla ortaya koydu. Ülkemizin önde gelen bu sanayi kuruluşunun en üst yetkilisinin “yeni nesil” vurgusu; bireyler, kuruluşlar ve kurumlar açısından yatırım felsefesi ve algısının değişeceğini, yatırım yeri seçimi ilkelerinin farklılaşacağını, yatırım fizibilitesi hazırlama ölçülerini yeniden kurgulamak gerekeceğini netleştiriyor.

Ölçüler değişiyor

Yatırım yeri seçimi ve yatırım yerine bağlanacak kaynak dengelerinin kurulmasında “çok yönlü etkileri” olan araçlardan bir olan yeni nesil OSB’leri planlarken disiplinlerarası tartışmalar yapmalıyız.

Ülkemizde “yeni nesil OSB” yapılanmasını “ivedi gündem” maddesi haline getiren değişkenlerin bazılarını şöyle sıralayabiliriz :

1. “Güçlendiren ve verimlilik yeniliklerinin” rekabet gücünün odağına yerleşmesinin etkileri,

2. Birim üretim başına “katma değerin yükseltilmesi” ve rekabet gücü yaratması ihtiyacı,

3. Dijital dönüşüm için gerekli iş modeli çerçevesinde “uyum yatırımlarının” yapılması,

4. Kentleşmenin hızlanması nedeniyle “kent ile üretim merkezleri bağlantısının” yeni bir anlayışla ele alınması ihtiyacının artması,

5. Yığılma algısının “kümelenme bilincine” dönüştürülmesi sürecinin hızlandırılması,

6. Dünya genelindeki “korumacılık eğiliminin” özellikle “teknoloji aktarma” konusunda yeni engeller yaratması olasılığının artması,

7. Toplumun mevcut “sermaye birikimi” yanında “yeniliklerin açığa çıkaracağı sermayenin” yönetilmesi.

Yeni nesil OSB’lerin bir “moda” olmadığını, ülkenin geldiği bugünkü aşamada “ihtiyaçlardan” kaynaklandığını zihinlerimizde netleştirirsek, çözüm üretmeye katkımızı artırabiliriz.
--------
(1) “Göçebe olmak istemeyen sanayici yeni nesil OSB talep ediyor”, Dünya,28 Aralık 2017

(2) “Teknolojiye yatırama devam mesajı” Hürriyet,29 Aralık 2:17

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.