14 °C
Uğur CİVELEK
Uğur CİVELEK ARKA PLAN dunyaweb@dunya.com

Küresel piyasalar neden bu kadar hareketsiz?

Bu haftanın ilk iş gününde finansal piyasaların gündemi karıştı. ABD ile ülkemiz arasındaki siyasi gerginliğin eyleme dönüşmesi ön plana çıkartılırken, dolar faizlerine ilişkin beklentilerdeki değişimin küresel piyasalar üzerindeki muhtemel etkilerini olabildiğince geciktirme çabası olarak tanımlanabilecek fırtına öncesi hareketsizliği dikkat çekti. Özellikle tahvil faizlerinde ve gelişen ülke paralarında beklenen hareketlilik yaşanmadı!

Durum böyle olunca sormak gerekiyor! Dolar faizlerinin Aralık ayında yükseltileceği beklentisi kesinlik düzeyine yaklaşırken, neden küresel piyasalar bu durumu görmezden geliyor ve bu tavrını daha ne kadar sürdürebilir? Avrupa Birliği üyeleri bünyesinde sahne alarak eyleme dönüşmeye başlayan ayrılıkçı hareketlere rağmen, euro nasıl olup ta hareketsiz kalabiliyor? Bu konular, küresel açıdan ön plana çıkarılan vize restleşmesi konusundan çok daha önemli değil mi?

Geride bıraktığımız haftanın son işgününde açıklanan Eylül ayı ABD İstihdam verileri, piyasaların bu yılın üçüncü çeyreği boyunca yanlış varsayımlarından hareketle, yanlış fiyatlamalar ve eğilimlere abone olduğunu netleştirdi. Benzer yanlışın Euro’nun değeri ve buna bağlı olarak Avrupa para otoritesinin muhtemel eylemleri konusunda tekrarlandığı açığa çımaya başladı. Daha açık bir ifade ile beklentilerin bozulmasını engellemek ve eğilimlerin kontrolden çıkmasını engellemek adına piyasaları manipüle etmek zorunda kalmışlar! Şimdi ise muhtemel kayıpları geciktirme seçenekleri tükendiği için ne yapacaklarını bilemiyorlar!

Ekonomik ve siyasi gelişmelerin beklentiler üzerindeki etkisinin piyasalara yansımasına izin verseler, ortalık karışacak; profesyoneller kaybedecek, sistemik kırılganlık algısı yükselecek ve gelişmeler kontrolden çıkacak. Bu durumdan kaçınmak adına gerçekleri görmezden geldiler, iyimser senaryoları gerçekmiş gibi fiyatlamaya ve pazarlamaya çalıştılar. Fakat artık durum değişti; kaçacak yer ve kazanılabilecek zaman pek kalmadı!

Dolar faizleri yükselecek; fonlama parası olarak aşırılık sınırlarını zorlayan dolar ve Japon yeni diğer paralara karşı değerlenecek. Başka bir deyişle riskten kaçınma eğilimi güçlenecek. Tahvil getirilerindeki yükseliş, menkul ve gayrı menkul değerlerini gerileterek bilançoları yıpratacak. Finansal cephedeki bu eğilimler, ekonomik ve siyasi beklentileri de olumsuzlaştıracak; güven bunalımının etki alanı genişleyecek. Devletlerin sırtına binen yük arttıkça, ayrılıkçı hareketler güçlenecek ve istikrarsızlığın etki alanı genişleyecek.

İyimser senaryolar, hayali varsayımlar ve yapay fiyatlamalar kısa vadede bunlardan kaçınmak için kullanıldı. Umulan mucizeler gerçekleşmedi, muhtemel kayıpların doğrudan kurulu düzeni yıpratması olasılığını azaltma girişimleri işe yaramadı. Sorunlar ağırlaştı, uzatmaların sonu yaklaştı. Para otoritelerinin fiyat istikrarı amacı ile finansal istikrar arasında sıkışarak etkisizleşmesi, finansal piyasaların ve kurumsal yapının ömrünü kısalttı!

Başka bir deyişle önce geniş kitleleri ve sonra para otoritelerini satmayı alışkanlık haline getiren büyük oyuncular ile bunların esiri olan kurumsal yapı, bindikleri dalları kesmiş olmanın diyetinden artık kaçamıyor! Suç ortaklığı yapanların, birbirlerini satmak zorunda kalacağı dönem kapıya gelmiş gibi görünüyor! Sakin kalmanın işe yaramayacağını biliyorlar, fakat bunu son bir kez denemek dışında seçenek üretemiyorlar! Aralarından birileri hızlı davranıp risklerini azaltmaya çalışır veya kaldıraçlı riskleri fonlayanlar daha fazla destek vermekten kaçınmaya başlar ise gelişmelerin kontrolden çıkacağını çok iyi biliyorlar! Dolar faizlerine ilişkin beklentilerdeki inkar edemedikleri değişim, korkularla yüzleşme vaktinin geldiğine işaret ediyor!

Asıl büyük tehlikenin konuşulmasından kaçınılmayan sorunlar veya gündem olan gelişmeler olduğunu düşünenler çok yanılıyor olabilir! Konuşulmayan veya gündem olmayan sorunların çok daha tehlikeli ve yıkıcı olabileceğini akıldan çıkarmamak gerekiyor. Aksini iddia edenlerin, küresel krizlerin arka planını gerçekçi bir şekilde inceleyerek farkındalığını artırmaya çalışması kendileri açısından yararlı olabilir.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız. Daha önce üye olmadıysanız lütfen üye olunuz.
Giriş Yap Üye Ol!

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.